Biutiful

Biutiful

230

Haftayı Meksikalı yönetmen olan Alejandro González Iñárritu’nun Biutiful filmiyle bitirelim istedim. Aynı zamanda Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler) filminin de yönetmeni olan Iñárritu, filmin başrolüne Javer Bardem’i de katarak muazzam bir dramaya imza atmış diyebiliriz.

Çarpıcı sahneleri, müzikleri ve ‘O An’a dair verilen gerçekçi drama kesitleriyle film sürükleyiciliğiyle de izleyenleri etkisi altına almakta…

Filmin başolünde Uxbal’ı görmekteyiz. İleri derecede kanser teşhisi konan ve aynı zamanda tek başına velayetini aldığı çocuklarının sorumluluğunu üstlenmiş olan Uxbal, aynı zamanda ölüler ile de iletişime geçebilen bir karakterdir. Bu da karşımıza filmle ilgili ayrı bir ironi olarak çıkmaktadır.

Uxbal, gelirini ülkedeki mülteciler ile illegal işler yaparak elde etmektedir.

Biutiful

Tedaviye rağmen az ömrü kaldığını öğrenen Uxbal, eski eşi olan Marambra’nın çocukları vesilesiyle bir arada olmak istemesine karşı çıkmadan son zamanlarını çocuklarına aile olduklarını yeniden hissettirmek ister. Çocuklarının yalnız kalacak olmasından korkar. Tabii her şey umduğu gibi gitmez…

Sahne geçişlerindeki imgelemeler ve güve, okyanus gibi metaforlarla filmin ilerlemesine paralel olarak verilmek istenen mesajlar, filmin bütünlüğüne derin bir imaj kazandırmış diyebiliriz.

Gerçekçilik arayanlar için birebir olan Biutiful, iki buçuk saatlik bir serüven olarak karşımıza çıkmakta…

Filmin soundtracktlarına buradan ulaşabilirsiniz. İyi seyirler!

Birbirinden Farklı Yorumları Bulabileceğiniz Film Önerileri Artık Dırdırcı’da…




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir