Kategoriler
Kitap Alıntıları

Korkulacak Bir Şey Yok**

“İnsanlar eskiden ölümden daha rahatça söz ederlerdi. Ölümden ve gelecek yaşamdan değil, ölümden ve yok olup gitmekten. 1920’lerde, Sibelius, Helsinki’deki Kämp restorana gider ve “limon masası” adı verilen sofraya katılırdı: Limon Çinlilerde ölümün simgesiydi. O ve sofra arkadaşlarının -ressamlar, sanayiciler, hekimler ve avukatlar- ölümden sadece söz etmesine izin verilmiyor, onların ölümden söz etmeleri şart da koşuluyordu. Paris’te, kırk elli yıl kadar önce, Magny akşam yemeklerinde geniş yazarlar grubu -Flaubert, Turgenyev, Edmond de Goncourt, Daudet ve Zola- aynı meseleyi düzenli ve samimi bir şekilde tartışırlardı. Hepsi de ateist ya da ciddi agnostikti; ölümden korkan ama ölümden kaçınmayan. “Bizim gibi insanların” diye yazmıştı Flaubert, “umutsuzluk dini olmalı. İnsan yazgısıyla aynı düzeyde olmalı, yani, onun gibi kayıtsız olmalı. ‘Demek öyle! Demek öyle!’ diyerek ve gözlerini ayağının dibindeki kara çukura dikerek, sakin kalır insan.”

En iyi kitap alıntıları artık Dırdırcı’da!

Daughter – Youth

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir